Sağlıklıyım

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Sağlık Rehberi
  4. »
  5. 6 Aydan Uzun Süren Cinsel İsteksizliğe Dikkat Edin

6 Aydan Uzun Süren Cinsel İsteksizliğe Dikkat Edin

admin admin -
20 0

Favorilerden Kaldır

Favorilere Ekle

Cinsel işlev bozuklukları arasında yer alan cinsel isteksizlik problemi günümüzde birçok farklı nedenle ortaya çıkabiliyor. Hem kadınlarda hem de erkeklerde görülebilen cinsel isteksizlik; cinsel arzu, uyarılma, tatmin gibi cinsel fonksiyon alanlarındaki bozulma sonucu kendini gösteriyor. 6 aydan fazla süren isteksizlik durumunda bu konuda deneyimli uzmanlara başvurulması önem taşıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Uzm. Psk. F. Arzu Beyribey, cinsel isteksizlik ve nedenleri hakkında bilgi verdi.

Kısa süreli cinsel soğukluk normal karşılanır

Bireylerin hayatlarını sürdürebilmeleri için fiziksel ve ruhsal açıdan sağlıklı olmaları gerekmektedir. Sosyal bir varlık olan insan, cinsellik kavramını diğer canlılarından farklı olarak yaşamaktadır. İnsanlar günlük ilişkilerinde olduğu gibi cinsel ilişkilerinde de anlaşmaya,  uyuşmaya ve güçlü iletişim kurmaya önem vermektedir. Hayatın bazı dönemlerinde,  hem kadın hem de erkeklerde cinsel ilişki yaşama isteğinde azalma sorunu ortaya çıkabilmektedir. Kısa süreli cinsel soğukluk normal kabul edilirken, semptomların 6 aydan uzun sürmesi uzman desteğine başvurmak gerektiğinin sinyallerini vermektedir.

Hormonal faktörler de cinsel isteksizliğe sebep olabiliyor

Dünya genelinde toplumda en yaygın görülen bozukluklar arasında cinsel işlev bozuklukları ilk sıralarda yer almaktadır. Amerika’da 18-59 yaş aralığındaki 1749 kadın ile yapılan bir çalışma sonucunda, kadınlarda  % 43 oranında cinsel işlev bozukluğunun bir çeşidinin görüldüğü ortaya çıkmaktadır. Batı ülkelerinde kadınların hastanelere başvuru nedenleri arasında, cinsel isteksizlik  %30-49’luk bir orana sahipken ülkemizde bu oran sadece %8-15 olarak belirtilmektedir. Ülkemizde yapılan araştırmalarda ise, cinsel işlev bozuklukları nedeniyle hastaneye başvuran kadınların arasında vajinismus problemi ön plana çıkmaktadır.

Cinsel işlev bozuklukları şikayeti ile doktora yapılan başvurularda öncelikle psikolojik, kültürel, sosyal faktörlerin yanı sıra fizyolojik ve hormonal faktörler de cinsel isteksizliğin görülmesine neden olabileceği için bireyden detaylı bir anemnez alınmalıdır. Yaşanılan isteksizlik sürecinde; kalp yetmezliği, böbrek üstü bezlerinin düzensiz çalışması, tiroid hormonlarının az ya da çok çalışması, karaciğer hastalıkları ve obezite gibi organik nedenler mutlaka gözden geçirilmelidir.

Cinsel isteksizlik farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor

Cinsel isteksizlik, kendi içerisinde çeşitlere ayrılmakta ve uzman hekim tarafından değerlendirilerek tedavi edilmesi gerekmektedir.

  • Durumsal Cinsel İsteksizlik: Bu cinsel isteksizlik türünde birey zaman zaman cinsel isteğinin azalması ya da kaybolmasından şikayetçidir. Genelde yorgunluk, yaşama yönelik kaygılar, maddi veya manevi problemler ile stres gibi faktörler durumsal cinsel isteksizliğe yol açabilir.
  • Primer Cinsel İsteksizlik: Bu cinsel isteksizlik türünün ergenlik döneminden başlayarak, yetişkinlik süreci boyunca devam ettiği bilinir. Dolayısıyla birey, hem kendini keşfettiği dönemde, hem de yetişkinlik döneminde herhangi bir cinsel aktiviteye ilgi göstermez.
  • Sekonder Cinsel İsteksizlik: Bu durumda kişi, geçmişte cinsel yaşamında aktif iken, daha sonra cinsel isteğinin azalmasından ya da kaybolmasından şikayetçidir. Sonradan oluşan bu cinsel isteksizlik türünde, travmaların ve olumsuz deneyimlerin etkili olduğu düşünülür.

Cinsel eğitimin desteklenmediği toplumlarda daha sık görülüyor

Kadın cinsel işlev bozuklukları; cinsel ilgi, uyarılmada bozukluk, cinsel organlarda-pelviste ağrı, içe girmede bozukluk ve kadında tatmin bozukluğu şeklinde görülebilmektedir. Kadın cinsel disfonksiyonu, bireyin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyerek, özgüven kaybı, duygusal stres, çift iletişiminde problemlere neden olmaktadır. Cinsellik temasını tabu olarak algılayan ve cinsel eğitimin desteklenmediği topluluklarda; kadınlarda cinsel isteksizlikle, vajinismus sorunlarının daha sık görüldüğü bilinmektedir. Ayrıca kadınlarda görülen cinsel isteksizliğe bağlı nedenler arasında; cinsel fobiler, çocuk sahibi olma korkusu, bağlanma ile ilgili anksiyeteler, depresyon ve doğum sonrası bunalım da sayılabilmektedir.

Kadınlarda yaşanan cinsel sorunlarda, fizyolojik bir problemin anlaşılmasına kıyasla psikolojik nedenlerin daha geniş bir bakış açısı ile ele alınması büyük önem taşımaktadır. Kadında yaşanan bir cinsel isteksizlik söz konusu ise,  fantezi dünyasında azalma ya da sıkıntı yaratan cinsel faaliyet düşüncelerinin derinlemesine sebeplerinin irdelenmesi gerekmektedir. Kadının cinsel isteğini etkileyebilecek psikososyal sebeplere odaklanan bir geçmiş öyküsünün alınması, cinsel istek azalmasına sebebiyet verebilecek ilaç kullanımın olup olmadığı ve kadının büyüdüğü ortam ve kültürün gözden geçirilmesi gerekmektedir.

Kadınlara oranla erkeklerde daha az görülebiliyor

Cinsel isteksizlik ülkemizde daha çok kadınlarda görülmekle birlikte erkeklerde de ortaya çıkabilmektedir. Genellikle, süreç içerisinde kadınla yaşanan cinsel sorunlar, ya da erkeğin bireysel yaşamış olduğu erektil disfonksiyon, cinsel kimlik bocalaması, erken boşalma, geç boşalma gibi sebeplerle erkekler de cinsel isteksizlik problemiyle karşılaşabilmektedir. Kadınlara oranla, erkeklerde cinsel isteksizlik sorunu daha az görülmekle birlikte, kadınlarda daha sık rastlanma sebebi; cinsel arzunun kadınlarda ilişkinin sürecine,  kültürdeki baskıya bağlı olarak daha kırılgan hale gelmesidir.

Partnerlerin sabırlı olmaları oldukça önemli

Cinsel isteksizlik tedavi edilebilir bir sorun olup, öncelikle tiroid, pankreas, obezite, karaciğer, diyabet vb. gibi organik/fizyolojik bir sorundan kaynaklanıyorsa bunun tanımlanması ve tedavi edilmesi gerekmektedir. Eğer sorun psikolojik ise; bireyde travmalar, dinsel tabular, özgüven kaybı,  kültürel süreçler gibi durumlar çok yönlü araştırılmalı, bu süreçte partnerlerin de birbirlerine karşı sabırlı olmaları beklenmelidir.

Cinselliğin suç-günah olmadığı izah edilmeli

Cinsel isteksizlik yaşayan bireylere; cinselliğin varoluşsal bir özellik olduğu, suç ve günah olmadığı, doğru yaşta ve toplumsal kabule uygun yaşanmasının sağlıklı olduğu izah edilmeli, gerekli durumlarda ise cinsel terapi eğitimi verilmelidir. İlişki sorunları ve partner iletişiminde problem olması durumunda problemin çözülmesinin bireyin cinsel isteksizlik tedavisinde önemli bir yeri vardır.  

Yargılamaya dayalı bir ilişkide olmak sıkıntıyı şiddetlendirebileceğinden, bireylerin deneyimlerinin geçici olduğunu hatırlamaları, yargıdan uzak yaklaşmaları tedavi sürecini kolaylaştıracaktır.

Kaynak : www.memorial.com.tr

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir